11 May 2010

Çocuk+Eğitim=Özel Okul vs Çocuk+Eğitim=Sevgi


Dün bizim insan yavrusunu okuldan alma ve uyku vaktine kadar ilgilenme görevi bana düştü. Anne çalışıyor. Süper de oldu! O kadar iyi geliyor ki bana, yüreğim sıcacık oluyor. Hissediyorum enerjim yükseliyor. Hissediyorum içimde bir yerlere dokunuyor. Özümde bi yerlerde hissediyorum: çok seviyorum çoook. Ohh iyi ki de doğurmuş ablam onu :)

Neyse yine dağıttım lafı. Arada okuldan ben alıp parka da götürdüğüm için sınıf arkadaşlarının anne-babalarını da tanıyorum. Anne yarısı kontenjanı pek janjanlı oluyor. Randevulaştık arkadaşının babası ile parkta buıluşmak üzere ve biz önden yollandık parka doğru. 15dk kadar sonra da onlar geldiler arkamızdan. Sınıfın diğer çocukları da tek tek dökülünce başladı şenlik! Bu arada ben de kaymak istiyorum o kaydıraklardan! Küçükken kayardık aslında bizim yavruyla ama şimdi o da koca herif olduğu için koca hatunun onunla birlikte kaymasını mantıklı gösteren bi yan kalmadı. Neyse kendim doğurur onunla tekrar kayarım ben de:) .

Bunlar çığlık çığlığa oynarken bir anda içimdeki anne yarısı beni dürttü herhalde ki böyle bir soru sordum, yoksa banane di mi! Utanmalı mıyım?

Soru:
Siz karar verdiniz mi seneye hangi okula göndereceğinize?

Ahh ahh meğer ne dertliymiş adamcağız ve de diğer ebeveynler. Yaklaşık 20 dk kadar bu konu hakkında konuştuk. Eşi de kendisi de çalışıyor. Özel sektördeler. Kötü para kazanmıyorlar. Kendi evleri var ve güzel bir semtte oturuyorlar. Sadece 1 çocukları var. Bu koşulları olan anne-babalar bile böyle kara kara biz bu çocuğu hangi okula, ne şartlarda göndereceğiz diye uykusuz geceler geçiriyorsa vay bu memleketin haline! Özel okul bizi çok zorlar dedi baba. Haklısınız dedim anne yarısı damarlarımdan aldığım güçle. Gerçekten de çok haklı. Bizimkilerin okul araştırmasından biliyorum özel okulların yıllık 20.000/35.000TL arasında olduğunu. İyi diye anılanları tabii ki. Ayrıca 2. çocuğu yaptıktan sonra sırf bu okul belasından dolayı şehir değiştirme kararı alan arkadaşlarım da var. Sadece bununla bitse yine iyi. Okuldan önce bunun özel doktoru var, bezi var, popo kremi var, duş sonrası masaj yağı var, burun tıkanıklığına damlası var, gazı varsa ekstra bilmem ne damlaları var yastıgına damlatılan, ıdır var, bıdır var, var da var...

Anacım hal böyleyken millet nasıl çocuk yapsın. Çocuk insan hayatının en güzel renklerinden, en güzel hediyelerinden ve en güzel “öğrenmeliklerinden” biridir. Özüne döndürür insanı. Kopan bağlarını tekrar bulursun. Özünle bağlantıya geçer, içindeki aşkı hissedersin bence. Gördüğüm kadarıyla doğuran, anne olan kadın daha da bir derin yaşıyor bunu. Anne-baba ol ya da olma. Bir çocuğun yanında vakit geçirince yüzün gülmez, için titremez mi? Kendi çocuğuna bedenlenme fırsatı vermek ya da vermemek tamamen senin seçimin. Fakat güzel, saf bir enerjidir çocuk. Ve evet dünyanın, bu sevgisizlik ve bu kaybolmuşluk yolundan geri dönmesini sağlayacak, bizleri uyandıracak şeylerden biri de sevgi dolu çocuklardır bence. Özümüzü görürüz. Ne kadar saf, ne kadar mutlu, ne kadar anda var olabilen varlıklardır mini mini bebeler. Bebeğinin bu güzelliklerini yaşaması, onunla "tekrar hatırlaması" gereken anne-baba’nın o güzel yüreğine hak mıdır bu ağırlık? İçten içte deli gibi isterken sırf bu maddi kaygılar yüzünden bebeğine kardeş verme fikrinin yakınından bile geçememek hak mıdır?

Bilinçli olmak, farkında yaşamaya çalışmak, sevgi dolu, güzel, sağlıklı, mutlu, özgüvenli, neşeli, sevmeyi ve sevilmeyi bilen, hayatın özünün sadece sevgiden geçtiğini farkında çocuklar yetiştirmek bu kadar mı zor memleketimin bu şartlarında? Değil güzel anneler, harika babalar, kesinlikle değil!! Her şey para değil bu hayatta! Aslında uyanmayı bi becerebilsek para hiç bir şey değil!!Siz sevginizi verin, özgürlüğünü verin, birey olduğunu fark edin, güzel sarılın, kocaman kocaman kucaklayın, anlatın, anlaması için dokunmasına izin verin, ondan özünüzü öğrenin, anda olabilmeyi deneyimlemeyi deneyin birlikte, kendi birikimleriniz ile yol gösterin, ışık tutun çocuklarınıza. O zaman gerçek misyonuna giden yolun önünü açarsınız bebelere, meleklere. Varsın 4 yaşında 2 dil birden konuşmasın. Varsın 8 yaşında yaz tatillerinde Miami’de, kış tatillerinde Alp’lerin eteklerinde dolanmasın. Siz bunları verebilmeyi başarırsanız çocuklarınıza ileride istediği her şeyi yapabilme gücüne zaten sahip olacaktır o saf ışık!

Kendime not: Kendi çocuğumu da bu ışıkla yetiştirebilme gücünü büyütmeli, kuvvetlendirmeliyim kendi içimde!
Bir de söylemeden bitiremeyeceğim bir şey var:
“3 çocuk yapıla” yı uygun gören Başbakan’a güzel, derin sevgilerimi gönderiyorum. Güzel dilekler bunlar. Gerekli ortamı da herkese eşit olarak verirseniz isteyen yürür gider o zaman!

10 yorum:

ipex dedi ki...

bana ikide bir "hadi artık bebek yapın da sevelim" diyenlere bu yazını göndermek istiyorum kuzum. beynimi zonk zonk zonklatan bütün düşüncelerimi 1 sayfada toplamışsın. doğurmak sorun değil, büyütmek, istediğin eğitimi, öğretimi verebilmek sorun. zaten canım memleketimde yarın ne olacağı belli olmuyor! çocuk yapmadan önce 100 kere 1000 kere düşünüp, plan yapmak, zaman istemek hakkımız değil mi? efkar bastı vallahi...

NzN dedi ki...

ipex'im- aslında ben senin gibi düşünenlere farklı bir pencere göstermek istemiştim ama senin inancını mı pekiştirdik ne ! efkar basmasın, eli ayaği düzgün bir devlet okulu -mümkünse pilot- bulduktan sonra gerisi güzel annelerin, harika babaların muhteşem sevgisi ile çözülür...
hadi bakayım bebek yap da sevelim artıkk!!! :))

Eliza Doolittle dedi ki...

Ne güzel, sımsıcak bi sorgulama yazısı...Bana da bir yandan ürkütücü, bir yandan çoook özendirici geliyor etrafımdaki "baby boom"!
En çok, Kendime Not'u sevdim :) Öperim...

NzN dedi ki...

Eliza'cım,
Ürkütücü yanına takılıp kalırsak biz ve bizim gibi düşünenler çocuk yapamayacak duruma geleceğiz baksana!
Güzel şey çocuk insanı:)
Aslında bilinçli anne-babalar özel okul furyasına çomak sokabilir gibi geliyor bana ama idealist aileler lazım. Devlet'in yapamadığını ite kaka yapılabilir halde getirmek lazım sanki...

sibel dedi ki...

Güzelcim yine döktürmüşsün, ellerine sağlık ! Annelerimiz, ondan önce ki nesiller ne şartlarda çocuk sahibi olmuşlar, yetiştirmişler. Eminim o zamanların şartlarında da imkansızlar ve zorluklar vardı. O zamanla bu zaman arasında ki tek fark fazla bilinçli olmamız...Bu zamanda çocuk sahibi olmak,ona madden - manen yetebilmek, büyüdüğünde hak ettiği en iyi eğitimi verebilmek çabaları; sonrasında emanet edilen dünya (okul, arkadaş çevresi, GDO'lu gıdalar, kirlilik vb) Paranoyak olur insan... Neticede ya "rızkıyla gelir dünyaya" diyerek gözü karartmak, Allah'a emanet etmek ya da keşke veya acaba olsaydı nasıl olurdu diyerek ama eksik ve yanlış birşey yapma riski almadan yaşamak...Malumunuz hayat hep seçimlerden ibaret değil mi... Son yorumuna da katılıyorum, meydanı boş bırakmamak da ayrı konu...Bilemedim, ben yapanların çocuklarını sevip, oynuyorum, bu anlamda risk almamayı tercih ediyorum galiba :)

NzN dedi ki...

Sibel'ciiim- o zamanla bu zaman arasındaki en büyük fark aslında belki de bilincimizi, farkındalığımızı kaybetmemizdir? Laf ola beri gele konuşuyoruz artık yeni nesil daha bilinçli diye! Bilinç nedir ki bu durumda? Özümüzden uzaklaşmak, sevgiden uzak, birbirini törpülemek üstüne gelişen ve maddiyata( sadece para da değil) dayalı bir hayat daha mı bilinçli kabul edilmeli?
Bebek yapma kararı özünde para konusuna mı dayanmalı "modern" çiftler için? Bunun alternatif çıkışları yok mudur diye sorgulamaktı asıl amacım. Keşke ve acaba diyeceğini şimdiden düşünüyorsan otur bir kere daha düşün derim ben sana bu konuyu ! Ayrıca ben bebek istiyorum sendeen :) Çok seveceğim onu ben çoook:)Hem benimkini sev hem kendikini:)
Öpüyorum pek bi kocamanından canım benim..

hazirmiyim dedi ki...

Ağzına sağlık NzN.
Tam da damarıma bastın. Ama olsun ben de çok takmıyorum artık amddi meseleleri. Saydığın her şeyin alternatifi var. Özel doktor yerine sağlk olcakları, popo kremi yerine saf zeytinyağı, özel okul yerine halis mulis mahalle mektebi var. Tabii en sondaki sevgili başbakana mesaj kısmı da önemli. Anlayana tabii... Ben de akbil ihalesi alsam zırt diye üç çocuk yapardım!

NzN dedi ki...

hazirmiyim-Kesinlikle her şeyin alternatifi var. Olmalı da!Sevdiğimiz, onlara ışık olabildiğimiz sürece hiç bir eksiklerinin olacağını düşünmüyorum ben de ...
bir akbil ihalesi=3 gemi !

sine'mden dedi ki...

konularının içinden ilk seçtiğim konu bu oldu. içimden geçenleri gayet net ortaya koymuşum bence bu yazıyı açmakla.bu bir işaret mi acaba??? iyi geldi yazın bana :)
herşeyin alternatifi var demişken,hükümetin de var di mi???

NzN dedi ki...

sine'mden,
aslında herkes kendi alternatifini kendi yaratıyor sanırım...
bir noktada yaşamamız, bu bedenle deneyimlememiz gereken neyse onu yaşıyoruz, bizim seçeneğimiz o oluyor!
bu hükümetin alternatifi var da al birini vur ötekine durumu var bence...
çocuk denen şey böyle sorgulamalardan geçiyorsa bu "modern" hayatlarda biz gerçekten de evrim sürecimizde pek yanlış yollara dalmışız insanoğlu olarak...

herkes sevgi dolu, ışık dolu bebeler yapsın. bu yanlış yoldan ancak onlar ( saf sevgi) çevirebilir bizleri sanırım...

kocaman sevgilerimle!!