6 Eki 2010

Taşındık. Yani Kısmen...

"Haftasonunu kazasız belasız atlattık. Taşındık. Bitti." diyerek başlamayı ne kadar çok isterdim. Diyemiyorum ama. Pazar sabahı sevgilinin evi  taşıdık, bitti. Ohh. Fakat taşınmadan önce cilalanmak üzere mis gibi temizleyip bıraktığım eve eşyalar ile birlikte kapıya dayandığımızda yerdeki lekeleri görünce cinnet geçirmedim. Evet evet cinnet GEÇİRMEDİM. Çünkü o kadar  büyük bir moral bozukluğuna hapsoldum ki cinneti bile hissedemedim. Bu ustalar benim elimde kalmadan bu işi nasıl bitirdim inanın bilmiyorum. Kendimi de tebrik ediyorum ayrıca bu konuda. Pazar sabahı erkenden evin kapısına elimde bezlerle dikildim ki adamlar gelmeden son bir toz alayım. Bu arada senin evini senden başka kimse senin istediğin gibi temizleyemiyor. Bir kere daha ispatladım bunu kendi kendime. Ciladan önce 2 hatun geldi temizlik için. "Yaladık resmen yaladık"  diyerek gittiler. Arkalarından 3 kişi ayrı ayrı temizledik tekrardan.
Neyse... Kapıyı açtım ve mis gibi huş yaptırdığımız rabıtaların (ahşap yer kaplaması) yer yer siyah lekeler tarafından esir alındığını gördüm!! Nasıl yaa?!! Hala bilmiyoruz nasıl olduğunu. Ben bilmiyorum. Marangoz bilmiyor. Sistreci bilmiyor. Rabıtaları satan adam bilmiyor. İşin başındaki ustamız bilmiyor. Eee kim bilecek anacım bunu o zaman??Kimsenin bir cevabı yok! Saçmalığın daniskası. Garip garip teoriler var sadece. Fakat ben bunları değil çözüm önerilerini duymak istiyorum. Sorun net olarak tespit edilemediği için elle tutulur bir çözüm önerisi de yok şu aşamada. Farklı alternatifler var denenmesi gereken.
2 gün girmedik cicim biz bu eve sırf o cilalar kurusun, lekelenmesin diye. Sırf bu beklemeden dolayı ayaklarım totoma çarpa çarpa, son dakikada bitirdim her bi işi sevgiliyi pazartesi sabahı evde kahvaltı masası ile karşılamak için. Yaptım da!
Pazar günü bir yandan ev taşıdık. Bir yandan temizlik yaptık. Bir yandan elektrikçiler eksikleri tamamladı ve ilave istekleri yerine getirdi. O koşturmaca ve kargaşada bir de tüm bu marangoz ekibini eve diktim ki görsünler ne yaptıklarını. Dolayısı ile bir yandan da İtalyan aileler gibi 8 kişi aynı anda konuştuk. Tartıştık. Sigaralar içtik. Ses yükselttik. İnceledik. Sigaralar içtik. Telefonlar açtık. Sigaralar içtik. Farklı zımparalar denedik. Nafile anacım. Çözümü bulamadık.
Şu anda son durum şu;
Sevgili tekrar seyahate gittiğinde yine sistreci girecek eve. Sistre sonrası lekeler çıkarsa ne ala. Çıkmazsa eğlence o zaman başlayacak!! Farklı cilalar ile ahşabın rengini koyulaştırmadan  ya da tamamen kaybetmeden istediğimiz rengi yakalamaya çalışacağız anlayacağınız. Dua edin noooluurrr. Sistre ile olsun bitsin bu iş.
Dolayısı ile biz tam olarak yerleşemiyoruz. Tüm eşyalar kalkacak. Gerçi henüz benim evdeki eşyaları getirmediğimiz ve yeni alınacakları tamamlamadığımız için nispeten rahatız o konuda. Sorun yok. Tatsız bir olay tabii ama ben buna da işin nazarı diye bakıyor ve geçiyorum. Napalım. Oturup kendi kendimi yiyeceğime ortaya çıkan sonuca bakıp elimde çayımla boğaza karşı keyif yapıyorum. Yani işin güzel kısmına bakıyorum ve bakacağım. Öyle ya da böyle çözeceğiz bu konuyu da. Bu sorunun dışında her şey çok ciciiii. İçimize sinen, bizi mutlu eden bir ev oldu. Ufak tefek usta sorunlarına da kafayı takmama kararı aldık. Sonuçta mimara verip bilmem ne kadar paralar harcayarak yapmadık biz bu evi. Ne kadar ekmek o kadar köfte hesaplamasından gidersek şu anda bizim ekmekten köfteler taşıyor :))
Sırada benim evdeki ıvır zıvırın bu tarafa aktarılması kaldı. Yakın zamanda  o evi de kapatıp bir evde toplanmış olacağız. Hayırlısı olsun diyelim:))

Taşınmaya dair bir kaç not ile kaçıyorum;
* İnşaat süresince anamdan emdiğim sütü burnumdan getirmek için elinden geleni ardına koymayan marangozumuza saygılarımı iletirim. Yıkılmadım ayaktayım sana inat!!
* Elektrik işlerimizi yapan ustalarımızı tek geçerim. İhtiyacı olan varsa direkt mail atsın şiddetle tavsiye ederim.
* İgdaş muhteşem çalışıyor. Ne kadar kibar, ne kadar düzgün bir ekip oluşturmuşlar inanamazsınız. Her soruya kibarca cevap veriyor ve sorununuzu çözene kadar sesleri düşmeden konuşmayı başarıyorlar.
* Ferroli'den yeni bir kombi aldık. Servis ağları gerçekten çok başarılı. Servis ekipleri çok saygılı, sevecen ve yardımsever. Çok kritik noktalarda hayat kurtarıcı olarak devreye girdiler.
* Bosch'tan aldığımız ankastre setini aynı gün içinde gelen 2 ayrı ekip anca bağlayabildi. İlk gelen ekip benim uyarıma rağmen "gaz kokusu değildir o fırından geliyor dedi" ve gitti. Arkalarından evi resmen gaz kokusu bastı. Ekiplerini biraz daha kontrol etmeliler bence ki ben gerekli şikayeti de yaptım zaten. 2. gelen ekip gayet başarılıydı...
* Türk Telekom feci. Aslında ekip iyi ama sistem kötü. Biz aynı binada alt kattan üst kata nakil işlemi yaptırdığımız için daha zor oldu aslında işimiz. Sıfırdan hat istiyor olsaydık çok daha kolay hallediyorlardı bu işi. Gidip nakil istedik. İmzaladık evrakları. "1 saat sonra sisteme girer. Hemen telefon açıp, randevunuzu alın" dediler. Sevindik. 3 saat sonra aradık garanti olsun diye. Sistemde göremediler kaydımızı. 1 saat sonra tekrar aradık. Yine yok. Telefondaki hatun öldüm ölecem ve ayrıca da  ocaktaki yemeğime yetişmem lazım tonunda konuştuğu için saniyelere kelime sığdırmak için koşa koşa konuşup kapatıyorsun. Sonunda sevgili "peki o zaman ben 444'lü numarayı arayıp neden hala sisteme girmediğini öğrenip bir şikayette bulunayım " dediği anda hatun hayata dönmeye karar verdi. Yemeği yakma pahasına hemde!!. Neyse kayıt alındı. Yarın gelirler dendi. Gelecek ekibin telefonu verildi ki onu da biz istedik de verdi. Çünkü herhangi bir saat dilimi vermiyorlar!!! Sen bütün gün evde oturup beklemek durumundasın. Böyle saçmalık olur mu bu devirde? Tüm gün o telaş içinde, yapacak o kadar iş varken oturup sizi nasıl beklerim ki ben ? Bekledim tabii seve seve... Sonuç olarak Türk Telekom sistem olarak yetersizdir kararını verdik biz.

17 yorum:

CEPAYNASI dedi ki...

daha yeni ustalarla(ki çok az bir işti bizimkisi)boğuşan biri olarak,nasıl anlıyorum bilsen...
'sistre çözsün sorunu' diye de duacıyım...

battodol dedi ki...

:( bunca çabaya dikkate rağmen neden hep bir sorun çıkıyor ki anlamıyorum. Umarım kolaycana hallederler. İçini ferah tut. Ohh boğaza karşı çay keyfi yapıyorsun ya zaten daha ne olsun :)Ben de kendimi bir an orda hayal ettim valla.

Demet dedi ki...

Gecmis olsun, umarim sistre ile lekeler gecerde sizde soyle bi oh deyip oturursunuz evinizde :)

NzN dedi ki...

cep aynası,
"ustalarla boğuşmak" ne kadar da doğru bir tabir oldu!!
evet cici eveet sistre çözsün lütfeenn!!

battodol,
ne kadar dikkat etsen de boş anacım. adamlar boş olduktan sonra...sürekli tepelerinde eli maşalı şeklinde dolaşacaksın ancak o zaman sorunsuz bitiyor. bir arkadaşımızın evindeki prizleri yerden 45cm yüksekliğe koyması gereken usta tavandan 45cm e koyunca ortaya çıkan sonuçla durumumu kıyaslayınca ohh diyerek kendi halime şükür bile ettim:)
gel şekerim sana da çay yapıveririm, içeriz birlikte. bayılırım misafire :))

Demet'cim,
inanıyorum geçecek!! olumlu düşünüyorum ki olumlu şeyler beni bulsun. olmazsa kuantumculara özel mektup yazmayı planlıyorum :))

A©G dedi ki...

hemen empati kurdum seni çok iyi anlıyorum :)

http://hamyaparim.blogspot.com/2010/09/tasinmak.html

NzN dedi ki...

A©G,
yaşayan bilir anca ahh ahh

Red Riding Hood dedi ki...

Ahh Nzn'cım ahhhhh, Bu konuda yanlız başına çocuğuyla yaşayan bi anne olarak (ve öğretmenim düşün taşınma olaylarını ) seni benden başşşşka hiç ama hiçkimse anlayamaz. Öyle ki bıktım artık yıllardır bu düzensizlik ve vurdumduymazlıktan. Almanya'da bir telefon bağlatacaksın adam gelir sessizce işini yapar güler yüzle hattınız 3 güne açılacak yada açıldı der giderdi, bizimkiler gibi 1 saate açılır yengeeeee gibi tavırla adam kandırmazlardı. Ben TÜRK TELEKOMUN çirkefliğinden öyle bıktım öyle lanet getirdim ki kapattırdımm. Bu eve taşınalı 2 yıl oldu ve hala Ashley'nin odasındaki anten çıkışı tamir olmuş değil . Bunşar gibi, binlercesi. Mutfak tezgahı yaptırdık koca mermer kalıbı ters taktılar tekrar geldiklerinde böyle kullanıver ablacım ne varmış bu da ayrı şekil olan diyenimi ararsın , derdini anlatırken seni bağladıkları 10 farklı kişiye mi yanasın bilemedim ben. Sen beni anlıyorsun değilmi ?

battodol dedi ki...

of taban yerine tavan mı, çok acı çok.. gelerim tabi ama bi çaylan olmaz boğaza karşı ona göre ^.^

Selen dedi ki...

oh ne guzel, zor kismi bitmis. Gule gule oturun. Lekeleri de dert etme, nazarligi olsun. Bir kilim atarsin ustune gorunmez :)

A-H dedi ki...

NzN hayirli ugurlu olsun gule gule oturun :)
Umarim sistre ile hallolur biter, o da nazar boncugunuz oluversin, tek yanlis giden sey o olsun be cicim ;)
Gelicem ilk firsatta gule gule oturun kahvesi icmeye :D

Vız Gelir, Tırıs Gider (maskülen) dedi ki...

NzN haydi dans ediyoruzzzzzzz. Haydiiiii... Zıpla banaaa....

NzN dedi ki...

RRH,
ahh ahhh diyorum işte yaşayan biliyor!!! sevgili gavurcanların bu sistemli hallerini seviyorum. yeri geliyor o sistemleri sevmiyorum da:) fakat bizdeki bu sistemsizlik cinnet geçirtir cinsten. bugün de bauhaus elimizde kalıyordu. sevgli bir güzel çemkirmiş ve olamaz dedikleri iş tık! diye olmuş. insanlık yaramıyor insanıma malesef...

battodol,
ne istersen onu veririz şekerim biz de sınır yok:) yani bir yerde sınır olabilir tabii isteklerine bağlı olarak ahahaha
yaa taban yerine tavan!! ben şükretmeyeyim de kim şükretsin ??

selen'cim,
çook teşekkür ederim.
halıyı hangi birinin üstüne atayım ki?? bir köşede değil lekeler evin genelinde her yerde var!ama bulacağım ben çözümü kararlıyım :) yazarım çözünce!

A-H'cim cim cim cim ,
12'si gibi sistre için giriyorlar eve bakalım sonuç ne olacak! belki de daha güzel olur :) nasıl bir polyannacılıktır bu:p
bekliyorum en kısa zamandaaa

maskülen,
gel benim lekeli zeminde dans edelim belki tepine tepine sileriz lekeleri hoopp hoppp koop koopp!!!

manu dedi ki...

Aaa annem:D
mesela;
Tavanın boyuyorum boya damlıyor yere
-Oğlum damlatma parkelere.
-Anne hani newton yer çeki mi falan?
-O kadar dedim usta çağıralım hep her yeri batırdınız babanın aklına gittin.
-Anne kaybol...
-Hep sildireceğim oraları sana,olum yavaş damlatma
-Anneeeeeeeee...
Var işte kadınların böyle titizlikleri lekeydi şeydi derken...

NzN dedi ki...

ah be manu'cum,
keşke benim lekeler de öyle minik boya lekeleri gibi olsa. resmen evin yerleri kocaman kocaman siyah lekelerle dolu. silsen geçmez, bıraksan pis pis duruyor ve ayrıca neden yepyeni yaptırdığım kaplamaları o halde kullanmaya ikna olayım ki :))
anneciiine de yazık ha!! silin bütün lekelerinizi!

NzN dedi ki...

ah be manu'cum,
keşke benim lekeler de öyle minik boya lekeleri gibi olsa. resmen evin yerleri kocaman kocaman siyah lekelerle dolu. silsen geçmez, bıraksan pis pis duruyor ve ayrıca neden yepyeni yaptırdığım kaplamaları o halde kullanmaya ikna olayım ki :))
anneciiine de yazık ha!! silin bütün lekelerinizi!

kutupayusu dedi ki...

güle güle oturun ... boşver lekeyi felan kalplerimiz lekelenmesin :) ..her anının tadını çıkarın derim nzn cım ...

NzN dedi ki...

kutup'cum,
bu hıyarcık ustalar yüzünden zaten neleri boşverdim :) ama bu lekeleri bi şekilde çözmeleri lazım. aptal yerine koyuyorlar adamı derdim o ...
güle oynaya oturalım inşallah lekesiz lekesiz.
teşekkür ederim canım benim.
öpüyoruumm