10 Eki 2010

Hani Bana? Hani Bana?

Oldum olası en sevdiğim şeydir gezmek. Genetik miras, yapacak bi şey yok...

Zamanında annem ve babam akşam iş çıkışı motorsiklete atlayıp Edirne’den İstanbul Kumkapı’ya rakı-balık yapmaya gelirmiş . Bütün gece takıldıktan sonra aynen motorla geldikleri yolun tersine yol alırlar ve hiç uyumadan da iş başı yaparlarmış... Günlük rutinleri böyleyken düşünün artık arabaya atlayınca bu çılgınlar nerelere giderlermiş. Zamanın şartları gereği bu seyahatler hep yurtiçinde olmuş. Varsın olsun, önemli olan gitmektir bence. Gittiğin yerin her zaman pek kıymeti olmayabiliyor... Güzel beslenmiş ruhları yollarda ve beslemişler bizleri de bu balla...
Şimdi böyle bir anne babanın evladının da zamanın değişen şartlarını da arkasına destek yaparak dünyayı gezmesi lazım ya neyse ben henüz o kadarını becerebilmiş değilim. Hala umudum var ayrı...
Ama yine de az gezmiş değilim. Fakat seyahat öyle bir şey ki tadına bir baktın mı dur durak bilmiyorsun. Artık yollar lazımdır sana... Fazla oturunca suçluluk gelir bulur seni, yapışıverir yakana sorular.

Son bir kaç aydır yakama yapışan sorulara cevap arar haldeyim. Verecek cevabım yok. Bu aralar sanırım bolcana bahanem var. İş var güç var, vakit yok, düzen var, sorumluluk var, özgürlük yok, fatura var, fatura var, fatura var...
Eskiden olduğu gibi sırtıma çantamı alıp karşıma çıkan ilk otobüse binip atamıyorum kendimi yollara. Varsın param olmasın, varsın kalacak yerim belli olmasın, uyurum sahilde, otobüs duraklarında diyemiyorum öyle kolay artık... Sırtıma çantamı alıp, koyuyorum içine laptopu ve karşıma çıkan ilk arabaya binerek tutuyorum ofisin yollarını...
Ama dedim ya insanın özü bir kere aldı mı bu güzelliğin tadını, bırakmıyor peşini, içerden içerden sıkıyor, sıkıştırıyor ruhunu... ‘Hadi , hadi, ne zaman?’ Gibi soruları bir bir, durup durup atıyor, sonra da kaçıyor seninle yüzleşmeden. Sen de ara dur cevabı peehh....
Hep derim kendime ve herkese sıkmayın canınızı gereksiz şeylerle bu hayatta. Her zaman en azından iki seçenek var önünüzde. Olumlu bakmak ya da olumsuz bakmak! Bilirim her zaman öyle söylendiği kadar kolay olmaz ama çabalarsan, istersen inan daha kolay bir hale gelir...Tam da bunu yapmaya zorluyorum içerden durup durup isyan eden ufaklığa karşı kendimi.
Lafın özü:
Ben yine dellendim. Gidesim var. Bol bol gezesim, göresim, beslenesim, besleyesim, öğrenesim, konuşasım, uyuyasım, uyandırasım, yiyesim, içesim, yediresim, içiresim, isyan edesim, coşkulanasım, gülesim, güldüresim, tanışasım, tanıştırılasım, el uzatasım, el uzatılasım var benim. Seyahat edesim var benim anlayacağınız.
Yeni yeni araştırmaya, keşfetmeye başladığım güzel güzel seyyahların blogları da bir heveslendiriyor ki beni sormayın! Avucumu yalayıp, içimde imrenmekten çatlamak üzere olan ruhumu bastırıp okuyorum yazıları. Onlarla birlikte gezmeye başladım sanki. Buralardaki arkadaşlarla asla kıyaslamam, kıyaslayamam kendimi. Dedim ya ben 20 ülke ve bu 20 ülkenin bilmem kaç şehrini görmedim... Sırtına çantasını alıp 6 ay, 8 ay hatta 9 ay 1 yıl kendini yollara atanlar, atabilenler var. Onlar gibi olmadım, olamadım. Hamster gibiyim ben bir noktada. 6 ay uzakta kalamam yuvamdan. Sıcacık yorganın altına girip uyumak isterim. Arkadaşlarım sarsın, sarmalasın beni isterim. Ama daha önce olduğu gibi gidip gidip gelebilmeyi de çok isterim.

Yaş olmuş 30. Dedim ya iş var, sorumluluk var. Oturduğum yerden de para veren olmadığı için ofis yolları taştan durumları var...
Söyleyiverin a dostlar durum böyleyken ben mi göremiyorum bir çıkış? Tembel miyim? Kolaya mı kaçıyorum? Maceracı, aç, öğrenmek, görmek için can atan, yerinde duramayan ruhumu bir yerlerde unuttum da yerine başkasının ruhunu mu kakaladılar bana? Yaş 30 olunca, ‘sorumluluk’ sahibi olunca böyle mi oluyor insan yoksa? Eee hadi biz işten güçten, para kazanmaktan yana koyduk bahaneleri ortaya bunun bir de çoluklu çocuklu olan versiyonu var. O zaman daha da mı fena oluyor durum?
Dokunmayın daha da sorasım var. Hem de çok sorasım birazcık da isyan edesim var. Yaş 20’lerde dolanırken, yaşam için, okul için para hazır gelirken, gezmek için parayı da az çalışarak temin edebiliyorken ne güzelmiş hayat! Canım annem, balım babam sağolun var olun bana bu ülkenin, bu şartlarında böyle bir ‘lüksü’ tattırdığınız için, selam olsun sizlere buralardan...
Dedim ya okuyorum bu aralar bol bol seyahat bloglarını... Heyecanlanıyorum onlarla, inanın gözlerim doluyor bazılarında ! Komik di mi?!
Bense kapının arkasına saklanıp ‘Hani bana? Hani Bana?’ diyorum küçük parmak misali...

p.s. ozlempansiyon çok güzel toparlamış bu seyahat bloglarını. Bence bir göz atın. Sizin de küçük parmak uyanabilir aman dikkat . Sonra söylemedi demeyin!

Not: Daha önce yayınlanmış yazılarımdan biridir.

9 yorum:

Pilli Petro dedi ki...

ben de eskisi kadar ha deyince gidemiyorum bir yere. bırak onu tatil gününde bile elime çantamı alıp yollara vurasım gelmiyo kendimi.

öyle eskisi gibi makinamı elime alıp çekemiyorum sağı solu, ordan oraya yürüyemiyorum doymamacasına.

yolculuklar bana zorunluluk gibi geliyor, yol çekmiyor gözüm artık...

yaşlanıyor muyuz neyiz :)

CEPAYNASI dedi ki...

ne yaşlanması...opsss...
kendinize gelin bakim:)))

zamanın olduğunda paran,
paran olduğunda zamanın,
hem zaman hem paran olduğunda sağlığın engel oluyor gönlünce gezmene...

bu nedenle bulduğun her fırsatta,bahanelerden vazgeçip vuracaksın kendini yollara...
gençlikte dünyanın uzak diyarlarını sonra yakınları gezeceksin:))

sevgiler...

A-H dedi ki...

bir gezesim geldi ki simdi NzN sorma :D
yahu coluk cocuk yokken gezip tozmak lazim, zira ben o cocugu heybeye koyup gidebilenlere cok sasiriyorum...

sine'mden dedi ki...

bunu yapmayacaktın NzN !!! depreştirmeyecektin unutulmaya çalışılan gezme-tozma plnalarını...

Ashley dedi ki...

neredesin nzn abla yaaa :( Mail yazdım sana cvp gelmedi yada bizim pc lerdeki sorunda ndolayı mail gitmedi :( Moralim sıfır ama niye böyle niye ? Neden türklere böyle davranılıyor ya ? Afedersin ama almanyanın iti gelir ,rusun kötü kadını gelir herkes buraya gelir ama biz gidemiyıruz neden nzn abla niye ? :(( Yaa benim okul param yattı, yurt param banka hesabımda , okul kabul etti uçak bileti rezrvsyonum var(dı) .Daha ne olsun ya ? Bunlar dışardan girecek 1 dolara bile muhtaçlar ama yaptıkları halta bak.Bu çok büyük haksızlık dayanamıorum ağlıyorum günlerdir:( Dışarı çkmak yemek yemek istemiyorum.

NzN dedi ki...

pilli'cim,
kız yaşlılık da neymiş!!! benim planlarımın arasında yaşlanmak yok anacım, genç kalacam ben hep:))
ama hayat kısıtlıyor beni malesef. dediğim gibi eskiden vakit bolken ve nakitte hazırdan gelirken çok kolaydı. şimdi hem vakit hem nakit denk getirmek ayrı bir denklem halinde. yani çalışmazsam para kazanamam ve para olmadan da gezemem. ee çok çalışmaktan da eskisi kadar vakit yok hmm bu durumda sayısalı kazanıp ev kadını olmak ideal bir çözüm olabilir :)

cep aynası,
dediğim gibi ben yaşlanmayacağııımm:) ama yaş aldıkça kısa zamanda paralı bir emekliliğin yollarını bulmaya dair planlarım detaylanıyor. hep gezebilsek keşke ahh ahh

A-H'cim,
valla becerebilirmiyim bilmiyorum ama ben bebeleyince de gezmenin yollarını bulacağım yani inşallaahh!!! yoksa ben kafayı yerim. at sırtına veledi gez işte ne güzel. hem gavurcanlar bunu bol bol yapıyor, nasıl yapıyorlar peki??

sine'mden,
unutma unutmaaa!! ohh iyi yapmışım bak demek ki . kız gezme- tozma unutulur mu hiç?? yaratabildiğin her fırsatta at kendini yollara ahh ahh keşke ruhlarımızın istediği kadar çok yapabilsek tabiii....

NzN dedi ki...

ashley'cim,
mailin gelmedi ki tatlım. ben de haftasonundan beri kontrol halindeyim senden gelecek maili ama yok :(
az daha sabır canım az daha!! dediğim gibi yüzdün yüzdün kuyruğuna geldinn... sen bana ver bakiim mailini tekrar, mail atayım sana

deafmute dedi ki...

Bence sadece gitmek her zaman iyi bir fikir olmayabilir, asıl gidecek yeri bulmak lazım :)

NzN dedi ki...

deafmute,
hoş geldin:)
sadece gideceğin yeri bile seçen sen olduğun için gitmek iyidir iyii :)
ruhunu besler, sakinleştirir, doyurur, coşturur. en azından bende böyle oluyor...