16 May 2011

Siyah-Beyaz, Kadın-Erkek, X-Y

Bir kadının beyaz gördüğünü bir erkek nasıl oluyor da siyah görüyor? İlginç. Biraz öce facebook'a da yazdım aynısını...
Sizlere de oluyor mu karşı cinsle bu kadar uzak düşmeler? Aynı pencereden bakıp bambaşka şeyler görmek. Anlattığınız şeye gelen kel alaka yorumlar size de "ben şimdi onu mu dedim yani" dedirtiyor mu?
Bana  olur. Bize daha doğrusu... -ki biz  hayata bakışı çok benzeyen, zevkleri %90 tutan, damak tadı %95 aynı olan, giyim zevki, müzik zevki, insan zevki  %90 uyan bir çiftiz. Fakat anacım  bazen öyle bir noktaya geliyoruz ki o benim, ben de onun bambaşka dillerde konuştuğumuzu düşünüyoruz. Bu kadar ortak noktası olan insanlar bu derece farklı noktalara nasıl gelebiliyorlar bir cümle  üstünden?
Allahtan konuşabilen insanlarız da bunu da farkına varabiliyoruz. Farkına varmak neye yarıyor peki ? Bilmem illa ki bi şeye yarıyordur herhalde. En azından farklı olduğumuz noktalarımızı keşfetmemize yarıyor, onu biliyorum. Bu farkındalık kabullenişi getiriyor mu ? Ruhum huzura eriyor da derin bir ohh çekiyor muyum? Her zaman değil. Bazen üstüne atlayıp sarsmak, çimdiklemek, ısırmak, tepelemek falan istiyorum . Anlasın beni istiyorum. Benim ağzımdan çıkan cümleleri öyle abuk- subuk yorumlasın istemiyorum. Ben onu demek istemiyorum çünkü. Ben onu mu dedim şimdi?
Bazı durumlarda kesinlikle ulaşamıyorum anacım. Tabii ki o da. Çünkü ben o kadar eminim ki onun beyaz olduğundan ve o, o kadar emin ki onun siyah olduğundan kimse olduğu yerden 1 adım ötesine geçmek istemiyor çizginin. Nuh ve Peygamber durumları yani . Sonunda çok gülebiliyoruz bu duruma ya da 1 gün boyunca uzak durabiliyoruz birbirimizden. Anlaşılamamanın verdiği gıcıklık durumları. Sonrasında kabullenme geliyor illa ki. Güya kabullenme, aslında tükenmeyle gelen sessizleşme ve havlu atma. Herkes kendince karşısındakinin ayakkabısını deniyor. Bak giyiyor demiyorum dikkat ederseniz. Denemekle kalıyor. Zira o ayakkabı hep küçücük geliyor karşı tarafa. Ancak parmaklarımız sığabiliyor. Derisinin yumuşaklığını hissedebiliyoruz.
Önemli olan deniyor muyuz? Evet deniyoruz. Tamamdır. Yoksa hayat geçmez. Kadın ile erkek çift olmaz. Olamaz. Hoş aynı olsak da olmaz. Olamaz.

Bu X ve Y'nin bizleri bu kadar farklı yaratıklar haline getirmesi ne garip. Hepimizde kan var, can var, damar var, kalp ve beyin var. Fakat aynı uzuvlarla nasıl bu kadar başkalaşabiliyoruz algılamak zor. Denememek ve kabullenmek en doğrusu belki de... Bilemem ve sanırım bilemeden de bu bedenden geçer giderim. Yoksa "nasıl da o sonuca vardın allasen"lerle hayat geçer, ben de oturduğum yerden kendi kendimi yer yer bitirmeyi denerim. Ona ise  bi şeycikler  olmaz anacım. Ben kendi kendimi kemirirken o gayet rahat bir şekilde kabullenebiliyor ortadaki net farkı.  Dürtmüyor beni benim onu dürttüğüm kadar ...


6 yorum:

tubitos dedi ki...

of biz de böyleyiz ya

ebruli günce dedi ki...

:))
Çiftlerin ortak yazgısı bu hatunum, ne yapalım...

particle dedi ki...

"ben şimdi onu mu dedim yani" ne kadar tanıdık bi cümle:)

battodol dedi ki...

ay neyse ki bir tek ben değilmişim :)

La Loba dedi ki...

Biz dandik bir nazar boncuğu için gerildik geçen gün ama sonra halimize güldük :) İnsanlık hali.

özlemköse dedi ki...

Nazancım bizi biz yapan genler ve kromozomların da ötesinde "sosyalizasyon" dediğimiz topluma uyum sağlama-normalizasyon kaygısı ya da süreci...bundan kaçmak imkansız, biraz da içinde var olup büyüdüğümüz aile sistemimizin bu sosyalizasyon sürecini nasıl anlamlandırdığı ile ilişkili..

İlişkini ifade etme yolun çok sevimli :)