11 Nis 2011

Sorgulama

Kendimi, hayatımı, hayatı ve etrafımı irdelemeye başladım yine. Aslında genelde irdelerim ama ara ara tavan yapıyor bu durum ve ardından sorgulamayı getiriyor.
Bu sefer de daha önce bu kadar ciddiyetle sorgulamadığım yeni şeyleri sorgular haldeyim. Hoşuma gidiyor. Çok keyif alıyorum bu durumdan ve aynı zamanda da sevmiyorum bunu. Zaman zaman başım ağrıyor. Korkuyorum karşıma çıkan sorulardan ama biliyorum ki doğru cevapları bulduğum zaman hayat daha da güzel olacak. Daha istediğim gibi olacak aslında. Yoksa hayat şu anda da gayet güzel benim için  :) Mutlu olmayı seçiyorum ben çünkü...
Neleri sorguluyorum?
"Yakın ve uzak gelecekte  nasıl bir hayat istiyorum? " en büyük sorum benim.
Bunu tanımlarken farkettim ki  özel hayatım ile ilgili hayallerim de genelde iş hayatıma endeksli oluyor. Oturdum ve maddeler halinde yazdım hayalimi:
  • Gün içinde kendime daha fazla vakit ayırabileceğim
  • Sürekli stres yaşamayacağım
  • Koşa koşa bir yerlere yetişmek durumunda olmayacağım
  • İstediğim ve kendi ayarladığım zamanda tatilimi organize edebileceğim 
  • Sosyal aktiviteler için sadece haftasonları değil haftaiçlerini de değerlendirebileceğim
  • O günü evde geçirmek istiyorsam evde geçirebileceğim
  • Saçma sapan istekleri ve kaprisleri dinler ve yerine getirirken içim şişmeyecek. Çünkü böyle kaprisler olmayacak hayatımda
  • İleride çocuklarım olduğu zaman onların tadını doya doya çıkarabileceğim
  • Henüz elma kurdu kıvamındayken evde bırakıp gitmek zorunda olmayacağım
  • Hastalandıkları zaman çok önemli bir toplantıya yetişmek mecburiyetinden dolayı onları evde bırakıp gitmeyeceğim
  • Haftasonu kalabalıklarına karışmadan yakın yerleri gezebileceğim
  • Yurtdışı tatilleri için bayramı seyranı beklemek zorunda olmayacağım. Dolayısı ile sezon dışı zamanlarda çook uygun rakamlara seyahat edebileceğim
  • Canım istediği zaman oturup sabahlara kadar çalışacağım
  • Canımın istediği adamlar ile çalışıp, istemediği ile iş yapmayacağım
  • Canım o dönemde çok çalışmak isterse çok çalışacağım ama sonrasında yaymak istiyorsam yayacağım. 
Bütün bu maddeleri okuyunca anladım ki benim kurumsal hayattan uzaklaşmam gerekiyor. Yetmiş bana. Kariyer hedefim falan da kalmadı artık. Hayatın anlamı bu değil çünkü. Bizler ofiste yaşarken dışarıda bi yerlerde hayat coşa coşa, gürül gürül akıp gidiyor. Ucundan köşesinden yakalamaya çalışıyoruz. İşe geliyoruz yorgunuz. İşten çıkıyoruz bitmişiz. Eve gidiyoruz güçsüzüz. Evden çıkıyoruz uykusuzuz. Günümüzün %70'i ofiste geçiyor. Bazen hayat sadece ofis olabiliyor. Hal böyleyken bir elimiz yağda, diğer elimiz balda mı yaşıyoruz peki?
 Hayır canım. En azından benim gördüğüm çoğunluğun hayatı öyle değil. Faturaları öde, market alışverişini  öde, kredi kartını ya da kartlarını öde, kira varsa kira öde yoksa kredi öde, akbil öde, benzin öde, vergi öde şeklinde geçiyo hayatların çoğunluğu. Hele bir de çocuk girmişse bu hayatlara akla hayale sığmaz okul masrafları giriyor ki bu noktada kazanılan paralar sanal para olmaktan öte gidemiyor. Banka hesaplarına düşen paralar gün içinde ekranlarda eksilen rakamlardan öte gidemiyor.
Sadeleşmemiz, basitleşmemiz ve özümüze dönmemiz gerekiyor.
Hayatın  anlamı bu değil. Bizler bunları deneyimlemek için gelmiş olamayız bu fiziksel aleme. Bizlere hediye edilmiş bu muhteşem bedenler stres ağrıları, fıtık acıları, sinir krizleri, üzüntüler yaşatılamayacak kadar kıymetli olmalı.
Bu düzenden sıyrılmak için, hayallerimi gerçekleştirmek için farklı kapılar arar haldeyim. Yakın zamanda olamayacak gibi duruyor ama incelemeye, bakınmaya başladım.
İstediğim gibi bir hayat yaşamak istiyorsam eğer hayatımın ipleri sadece bana ait olmalı. Birileri çektiği için gitmemeliyim sola ya da sağa.

İplerimi ele geçirmek için araştırmalarıma başladım. Bakalım zaman beni nerelere götürecek. Önce hayalimi çizdim. Gerisi bir şekilde gelecektir diye umud ediyor ve sadece umud etmekle kalmayıp üstüne fikir jimnastiği yapıyorum bu aralar karşıma çıkan herkesle.
Sora sora Bağdat bulunur demişler. Ben de yolumu bulacağım.
Eminim....



32 yorum:

plndrkn dedi ki...

böyle güzel istekler sıralanır da hayat bunları uygulaman için yolunu açmaz mı? açar...
yolunu bulmana az kalmış ne de olsa armaya başlamışsın ;)
iyi yolculuklar...

Gulcin dedi ki...

aramaya baslamak o kadar onemli ki. Ben henuz tam olarak bu asamaya gelemedim kaybedeceklerimden biraz korkma asamasindayim sanirim. Kaybedecegimiz ne ki aslinda bulacaklarimizin yaninda. Ama boyle kararlarin da zorlama verilmemesi gerektigine inandigimdan bekliyorum dogru anin gelmesini. Bak senin icin gelmis ne guzel. Yolun acik olsun!

NzN dedi ki...

plndrkn,
umarım kısa yolu da keşferim yakın zamanda da dolana dolana kaybolmam :)

gulcin,
bende de korku yok değil ama korkunun da ecele faydası yok demişler. oturduğum yerde mutsuz olmaktansa bi şeyler denemem lazım. henüz ben de bilmiyorum ne ve nasıl ama bakınıyorum. her taşın altına bakar haldeyim bu aralar. senin için de doğru zaman geldiğinde, ruhun artık daha fazla yapamıyorum dediğinde korku falan kalmaz...
hepimizin yolu açık olsun umarım ki!

Demet dedi ki...

Ya cok sevdigin isi yapacaksin, ya da yaptigini sevmenin bir yolunu bulacaksin. Yoksa is hayati insan bunyesine uygun degil ne yazik ki. Ben de henuz bulamadim ama bakiniyorum. Bir an once cozumunu bulursun umarim, bize de yol gosterici olursun.Sevgiler.

CEPAYNASI dedi ki...

doğru tespitler:)
NzN'cığım iyi şanslarrr diliyorum,hayallerin gerçek olsun!

FerahFeza dedi ki...

Saydiklarin mumkun mu :)
Hem calisip,hem istedigin zaman tatil yapip,istediklerinle calismak vs,ruya gibi dimi :) Bunlari okuyunca dusundugum tek sey; kendi isini kurman,kendi isinin patronu olman...Olsan bile onda da binbir turlu insanla ugrasip binbir yere kosturman gerekecek,oyle degil mi ama :)
-Rutin ise git,eve gel,uyu duzeninde araya mutluluklar sigdirmaya calisiyoruz.Calis calis, bi bakiyorsun hayat yarilamis, ne yasadin,ne mutluluklar edindin,ne anilarin oldu,nereleri gezdin,en onemlisi hayallerin gerceklesti mi? Bu duzen icinde hayaller hep ertelenenler olup,gerceklesmeyenler olarak kaliyor bazen...
En guzeli; listeni belirlemek,ama olasi bir sekilde,yapabilecegin sekilde,hayatin sana sunduklari ve imkanlarin dogrultusunda...
Sana basarilar canim,en dogru yolu secmen dilegimle ^_^

Cincüce Banu dedi ki...

Ağzına sağlık. kafamda aylardır dönüp duran bir sisn içinde bir görülüp bir kaybolan cümlelere, düşüncelere, hayallere öyle yakın şeyler yazmışsın ki. Aynen altına imza atıyorum. Ben de bir süre önce çalıştığım işten ayrıldım. Çünkü beni insalıktan, doğadan, yaşamın özünden, anlamından vs. çıkardığını fark ettim. Bana sadece para kazandırmaktan (üstelik hak ettiğimden daha azını kazandırmaktan) başka ne işe yarıyordu? yaramıyordu bana. Şimdi çok mu rahatım? Hayır. Ben de korkuyorum. Bir sonraki ayın kirası yaklaşırken geriliyorum. Ama doğru bildiğim yolda ilerliyorum. yaptıklarımdan keyif aldığım şeylerin izini sürmeye devam... Tünelin sonunda ışık var, biliyorum. Senin de o ışığa ulaşman dileğiyle.
Güzel sonuçları olan bir gün geçirdim. üstüne bu yazı geldi. Teşekkürler!!! :)

NzN dedi ki...

Demet'cim,
"bakınıyorum" en güzel laflardan biri... bakınmaya başladıysan güzel. bir yerlerde göreceğiz Demet'cim. bakınmaya devam...

Sittirella dedi ki...

Arkadaşım,
tüm şu yazdıklarının altına bir kaç ilave yaparak imzamı atıyorum.
Biz camdan kalelerde banka hesabımıza düşen ama gerçekte 70% sini göremediğimiz ''maaş'' adı verilen rakamlar için hayatlarımızı ''harcarken'', dışarıda cıvıl cıvıl, dolu dolu, mis gibi bir hayat akıp gidiyor.
Ben yolunu buldum da... (kendime göre tabi) o bile paraya bakıyor be güzelim.
Kendime kocaman bir arsa alıp, kenarına ev kondurup çiftçiik yapacağım.
Pardon, ''ekolojik tarım'' :)
Sütümü-yoğurdumu-peynirimi komşunun ineğinden, domatesimi-biberimi-patlıcanımı-kabağımı-börülcemi-fasulyemi ve bilimum sebze-meyve ihtiyaçlarımı bahçemden-tarlamdan karşılayacağım.
Yazın tarhanamı, salçamı, şişelerce konservemi hazırlayıp sadece çaya-kahveye ve de gerekirse ekmek vb. önemli şeylere para harcayacağım.
Ayaklarım toprak görecek, yalın ayak yürümenin, erik ağacı altına kurduğum kahvaltı masamda kitap okurken bir demlik çay bitirmenin keyfini çıkaracağım.
Canım istediğinde atlayıp sağa sola gideceğim, canım istediğinde oturup örgü öreceğim.
Kendime, sevgilime, sevdiklerime zaman ayıracağım.
İstediğim saatte yatıp, istediğim anda istediğim şeyi yapıp bu dünyadan defolup giderken ''yaşadım'' diyeceğim.
Benden ötesi kıyamet, yemişim plazasını-kariyerini-makamını-mevkisini.
Peeeeh! :)

NzN dedi ki...

cepaynası,
umarım canım umarım yakın zamanda olur...
ferahfeza,
bence mümkün :) nasıl oldugunu henüz bilemiyorum ama etrafta bu tarz yaşayanları gördüğüm için mümkün oldugunu da biliyorum. sadece oraya çıkan yolu bulmam lazım. ben şimdiye kadar birçok hayalimi gerçekleştirdim. dolayısı ile kendime şan veriyorum bu konuda. imkanlarım doğrultusunda yani bu hayaller :)) değilse de olduracas anacım artık bi şekilde!! :)
Banu'cum,
nasıl da biliyordum senden böyle bir yorum geleceğini... şekerim sen benden hızlısın. sadece engelleri yolundan atmaya kaldı senin işin. en azından yolun belli. para kazanabileceğin şeyin ne olduğu da ortada. ben daha bunu keşfetmeliyim ama olacak. belki çok yakın bir zamanda değil ama olmalı. yoksa benden gidecek...
kocaman öpüyorum seniiii

NzN dedi ki...

ahh be sittirellam ahhhh,
anlattıkların benim çocukluğum. birçoğumuzun çocukluğu hatta....
bunlardan sıkılmış, o böcekli, oksijensiz plazalarda neler var diye meraklanıp, kendimizi hapsetmişiz oralara insanlık olarak. iyi bok yemişiz afedersin!! yanlış evriliyoruz anacım.
ne kadar güzel yazmışsın. hayat bundan öte değil ki biz ötelere gitmeye çalışıyoruz. ötelere gidip gidip duvarlara çarptıkça canımızı acıtıp, ağlıyoruz...
özümüzü yaşayabilmek ne zaman ve hangi noktada bu kadar zor oldu?? bi cesaret köyün birine atsak kendimizi bu dediklerini yaşayabilmek o kadar da büyük paralar değil. her şeyi bırakıp köyün birine gidebilir misin bunları gerçekleştirmek için??

Sittirella dedi ki...

Giderim tabikisi de :)
Tek bir şartım var;
Ya Ege... ya da Akdeniz'de olacak :)
Ege'liyiz biz.
Benim çocukluğum geçti o tarlalarda-çiftliklerde.
''Dam'' dediğimiz yazlık evlerde kaldık.
Tütün köfünlerinde çok uykuya dalmışlığım vardır.
''Cırcır'' böceklerini yakalamak peşinde zeytin ağaçlarının tepelerinde dolandığım... kurtlu elmaların arasından kurtsuzu seçmeye çalıştığım, tuzlu erik yiyip, dişleri uyuşturup mideyi suyla doldurmuşluğum.
Hepsi rüya gibi artık.
Çok uzakta kalmış, geriye bağıra bağıra dönesim var, dönemiyorum.
Yine sıcacık toprağa bassam... akşam esintisinde bir sigara yaksam.
Çocukluğum efsaneymiş, herkese nasip olmayan bir hediyeymiş, zaman geçtikçe daha iyi anlıyorum, daha çok acıyorum.

Deli Anne dedi ki...

"Sadeleşmemiz, basitleşmemiz ve özümüze dönmemiz gerekiyor." evet sadeleşmek ve basitleşmek gerekiyor. Aslında tüm gereken bu. Öyle bir karmaıklaştırıyoruz ki hayatlarımızı içinden çıkamıyoruz. Bir kısır döngüdür gidiyor. Hep -cek- cak lar üzerine kurulu hayaller. Şimdi-in tadına varmalı ve bunu klişe olmaktan çıkarıp hayata geçirmeli.. tabi sözde kalıyor benimkisi farkına varsam da.. sevgiler..

NzN dedi ki...

öyle deme deli anne'mm ya...
farkına varmak bir başlangıçtır. farkındalıkla değişim zaten başlamıştır ama hep demezler mi zorlu bir yoldur bu yol diye!

:)

denden dedi ki...

Ne güzel yazmışsınız. Düşüncelerimin dillendirilmiş hali :)
Kısmen de olsa sade ve basit bir hayatım var; ama "Bütün bu maddeleri okuyunca anladım ki benim kurumsal hayattan uzaklaşmam gerekiyor" düşüncesini de gerçekleştirmem gerekiyor.

NzN dedi ki...

denden,
kaçabilecek noktadaysanız arkanıza bakmadan uzaklaşın o kurumsal hayattan :))

plndrkn dedi ki...

canım mimin var bende ;)

http://plndrkn.blogspot.com/2011/04/can-sknts-canta-mimi.html

Gulcin dedi ki...

yorumlari okudukca umudum da guvenim de artti desem. ne iyi geldi bu yazi :)

NzN dedi ki...

Gulcin,
ne de güzel demişsin. insanın kendisi gibi düşünenleri bulması kadar güzeli yok.
:)

A-H dedi ki...

NzN cicim hepimizin hislerine tercuman olmussun bu yaziyla ama her seferinde suratimiza samar gibi patlayan bir gercek var ki o da para! ne yazik ki hayaller bile parasiz olmuyor bu dunyada ve bizler hayallerimizi gerceklestirecegimiz parayi kazanmak ugruna hayatlarimizi geciriyoruz iste boyle...
Haydi kendi isini kurdun, tum bu saydiklarini yapiyorsun diyelim ama o zaman da yasanilan hayat kalitesi tatmin etmeyecek iste, seni tatmin etse colugunu cocugunu tatmin etmeyecek ne yazik ki :(
Dilerim en kisa surede bir orta yol buluruz ;)

NzN dedi ki...

A-H'cim,
işte bundan dolayı tınakıp kalıyoruz. hep bahanelerimiz, korkularımız hazırda bekliyor. birazcık farklı düşünmeye başladık mı pat! diye atlayıveriyorlar üstümüze.
yapan nasıl yapıyor? senden benden ne farkı var?
denemeden bilemeyiz ve çok geç olmadan da deneyeceksek denemeliyiz diye düşünüyorum ben. 45imden sonra zaten itsen kaksan da denemem ben :)

oyumben dedi ki...

Yenilgi denemiş olmanın kanıtıdır.

Denemek, cesaret ve irade ister.

Hele bu insanın kendini tanıma konusundaysa bedeli yalnızlık olur.

Ve yenilgi yalnızlık olduğunda zafer olur.

Erdemin damıtıldığı sıcak bir kazandır yalnızlık.

İnsanlar yalnız doğarlar.

Büyürlerken, kendilerine enjekte edilen sosyalleşme afyonu yüzünden yalnız olmadıkları yanılsamasıyla mezara kadar giderler.

Yalnızlığın gerçek anlamını keşfettiğimizde o anlamda kendimiz oluruz.

Aslında yalnızlığın gerçek anlamı yenilginin ta kendisidir…

Ve bazen yenilemiyorum kendime ben.

Yalnız kalamıyorum…

Çünkü yanımda ben varım…

Sorgula kendini her daim. Ama asla yargılama...

aylin dedi ki...

Bu yazdıklarınızı ancak rüyanızda gerçekleştirebilirsiniz...
Üzgünüm.

NzN dedi ki...

sevgili aylin,
ne kadar da karamsar bir giriş oldu o öyle!
bir anda kesiverdin kellelerimizi wallaha :)

Ters Pabuçlar dedi ki...

sitirellanınkilere ek olsun ben bide bahçede çamaşır ipi isterim şöle çarşaflarımı fosur fosur tatlı rüzgarlarla kurutabileceğim.

Sittirella dedi ki...

Ekmekleri benim bahçemdeki taş fırında, odun ateşiyle pişiririz, hazır fırın sıcakken bir tepsi/güveç de yemek atarız fırına :)
Reçelleri Ters Pabuçlar'ın bahçesinde kaynatacağız, salçalar NzN'ın evinin bahçesinde bekleyecek...
Yok mu artıran? :)

Gulcin dedi ki...

o zaman ekmeklerin yanina bir tepsi de borek atalim, caylari da ben hazirlarim benim bahcede ciceklerin arasinda iceriz Sittirella. Tamam sen yabanci degilsiun kenardaki yeni olmus cilekleri taze taze koparip yemene izin verecegim. hatta yesil erikleri agactan toplayip yiyebilirsin bile :)

Ters Pabuçlar dedi ki...

sittirella az daha yazarsa eve gidemeyeceğim kahrımdan.yapmayın nolur hakikaten evimden soğuyorum bu hayallere dalınca:(((

ahh ah bunları gerçekleştirebileceğimiz zamanlarda gelicek belki ama kaç yıl sonra aidat kira şuydu buydu derken kalan para ne zaman o kadar büyük bi birikim haline gelicek.
hadi ben bu ayda kendim için bişeyler almayı erteliyim o pahalı nemlendirici yerine bitkisel yağlarla idare ediyim:) ama yetmiyorkii

NzN dedi ki...

evet bayanlarrr,
böyle böyle gerçek olacak, göreceksiniz.. önce düşüncemizde, sonra dillerimizde ve en son da hayatlarımızda olacak bunların heepsiii. hadi secret yapalım. herkes kendi hayallerindeki hayatı ( ama pembe karların yağdığı hayatları değil, gerçekleştirmek istediklerini) otursun ve yazsın bloglarında!!!
bir nevi secret yapmış oluruz. hem yazılı olursa bizi iten bi şeyler de olur.
zira ben yazdığımdan beri kafamda milyon tane fikir uçuşuyor. böyle böyle bulacağım yolumu, hissediyorum....

Sittirella dedi ki...

Dönüp dolaşıp bu başlığı okur hale geldim:)
Gülçin'in çilekleri ve erikleri yenmiş sayılır :)
Böreklere de tamam derim ben.
Ters Pabuçlar,
bu ay alma, bir dahaki ay da alma.
Hatta ben de almayayım :)
Damlaya damlaya göl olurmuş.
Başlıyorum bankadaki birikim hesabıma dokunmamak üzere üç-beş kuruş atmaya :)
Bakarız göl olur, bahçe olur, börek olur, yaz güneşinde hafif rüzgarla kuruyan kar gibi çamaşırlar olur.
Hayat bizim olur.
Ben bu hafta sonu oturur, bunu yazarım kendi sayfamda.
Cici komşularım benim!
Hepinizi Ay Lav Yu nan! :)

özlemköse dedi ki...

‎"We are what we repeatedly do. Excellence isn't an act, but a habit."

bu sözü ne kadar seviyorum inan, bu yazının altına yakıştırdım nedense..sevgiler

Adsız dedi ki...

özge ben..ofisteyim şimdi..ne güzel hayalleriniz var..bir an ortak oldum kendi kendime..
sonra daral geldi birden, çıkıp hayallerden bana baktım..
herşey kabul dedim.. ama benim bir aylık maaşımla çanta alanların hiç mi suçu yok...bunu onlardan soramıyorsak bizim hiç suçumuz yok mu...inadına isyan havalarında değilim ama bu hayatı ve maaşları hakediyoruz galiba..
ilkokuldan bu yana üstlerimiz-aile, öğretmen, müdür, üniformalı- haklıdır mottosunun korkaklarıyız..o yüzden ben kendimi kabullenip madem korkağım bu da hakkım diyorum..olumsuz yaklaşımımımdan ötürü de af diliyorum..