27 Ağu 2010

Babam. İnatçı Babam. Keçi Babam. İsyankar Babam

Zaten oldum olası  inatçı bir adamdı. Şu anda tavan yapmış durumda. Yaşananları kendine yakıştıramadığı, kabullenemediği için gizli saklı bir isyan yaşıyor babacığım. Nasıl bir inatçılık yaptığını size anlatmamın imkanı yok. Örnek vereyim bir kaç tane onun yerine;


  • Ablam onları Pazar günü Edirne’ye götürdü. Dün geldi ve ben de bugün gidiyorum. Bir nevi devir teslim. Ciğerlerde su olduğu ve tuz vücutta su tutulmasına sebep olduğu için doktorları tuzu yasakladı. Baktılar ki olacak gibi değil “eh o zaman bir parçacık ama gerçekten minicik bir parça tuz kullanabilirsin” dediler. O bir parçanın sınırlarını genişletmek için koskoca adamın yapmadığı kalmadı. Arkamızı döndüğümüz an gizli saklı tuz almaya çalışıyor. Allahtan henüz o kadar hızlı hareket edebilir hale gelmedi de her seferinde yakalanıyor. Yakalanması da yetmiyor ki anacım bu sefer de küsüyor, kızıyor, hırçınlaşıyor. Evet evet o benim bal-kaymak olan babamın resmen yüzünün rengi siyaha dönüveriyor o sinirden!!
  • Geçen akşam ablam cacık vermiş. Babam da hemen “Biraz tuz verin bana” demiş. Hakkatten de bir parça tuz eklemişler cacığa. Babacık tekrar tadına bakıyor ve cacığın hala tuzsuz olduğuna karar vererek daha da istiyor. Ablam “Yok babacığım veremem, gerçekten olmaz” dediğinde elinin tersiyle cacığı bir kenara itiyor ve “Ben de yemem o zaman” diyor. Cacığın bir kısmı masaya dökülüyor. Hem ablam hem de annem “Sen bilirsin hayatım. Yeme o zaman” dediğinde ise bu sefer masadan kalkıyor. Yine süngüsü düşmüş olarak tabii. İçimden bir şeyler akıp gidiyor...
  • Daha şimdiden “ben bir iyileşeyim bu verdiğim kiloları hemen alır, canımın istediğini de yerim” diye bol bol tekrarlamaya başladı. Sen yeterki iyileş şekerim. Canın ne isterse yersin o zaman.
  • 2 gün önce çiftlikte meyve ağaçlarını ve sebzelerini kontrol ederken ablam insülin saati geldiği için elinde iğne (bu da 2. defa hastaneye yattıktan sonra çıktı hayatımızda) “baaabbaaaa, babaaaaa, babaaaa” diye milyon defa sesleniyor ve babam bırak kafasını çevirmeyi gözlerini bile kırpmıyor. Ablam yokmuş gibi davranıyor. Çünkü o anda O’nun yapmak istedikleri var ve artık hayatı ile ilgili kendisi karar vermek, inisiyatifi eline almak istiyor. Tekrar hayatının patronu daha da önemlisi sahibi olmak istiyor. Zar zor ikna edilip sıra iğneye gelince de asabi asabi “ne var yani 5-10 ya da 15 dk sonra olsa allahh allaahhh” diye söyleniyor. Valla şekerim var işte. Şu anda o 10-15dk'nın önemi pek fazla bizim hayatımızda. Nasıl kabullendireceğiz bunu sana off oofff....
  • Bu aralar bir de tansiyon sorunu peydah olduğu için pek tek başına hareket etmemesi, daha doğrusu hareket ederken yalnız kalmaması gerekiyor (Ayağa kalktığı anda tansiyonu ciddi anlamda düşüyor). Dinler mi peki sizce bizimki?? Tabii ki hayır!! Ablam alışveriş için evden çıktığı anda annemin kafasının etini yemeye başlayan babam annemi çay koymaya göndererek gizli planlarına başlamış. Evin terasında yetiştirdiği güvercinleri ziyaret etmek için kocaman kocaman basamaklardan ve 2 bölümden oluşan merdivenlere atıvermiş kendini. 2 bölüm arasındaki sahanlıkta tam kendinden geçmek ve merdivenlerden aşağıya düşmek üzereyken annem atlayarak yakalamış. Babama sorarsanız hala “ne var canım 2 basamak çıkamayacak mıyım?!!”
Evet arkadaşım önümüzdeki 1 ay daha ÇI-KA-MA-YA-CAK-SIN!!! Bu bu kadar basit. Tamam tamam kabul ediyorum o kadar da basit değil. Fakat bütün bu yaşananlar ve atlatılanlardan sonra artık bu dönem daha kolay olmalı.
Senin canın bizim için ne kadar kıymetli sen biliyor musun? Biliyor musun ki biz, senin hayatımızdan çıkıp gitmene hiç ama hiç hazır değiliz! Hele ben bir yerlere bırakmam, bırakamam seni. Anlıyorum isyanını. Anlıyorum can acını. Anlıyorum kendine yedirememeni. Anlıyorum moral bozukluğunu ve anlıyorum anlayamadıklarımı.
Biliyorum ki geçecek. Kolay olmadı. Bizler, seni seyrederken, yanında olurken bile tükendik. Nefesimiz kesildi. Gücümüz bitti. Kaç kere düştük ve kaç kere kalktık ama sana hissettirmedik. Bunları yaşayan, her bir boktan duruma karşı kuvvetli durmaya çalışan, hem canı hem de ruhu acıyan canım babam sen kim bilir ne fırtınalar bastırıyorsun içinde. Bize taşan bu kısmı kim bilir sadece yüzde kaçı?!!

Bugün gidiyorum yanına. Heyecanla bekliyormuş. Ben de heyecanlıyım. Ama konuşmam hazır. Önden hafiften aba altından sopa gösteren bir konuşma var kafamda. Kendi canına kıymet vermiyorsa bize verdiği kıymeti kendi canına sahip çıkarak gösterecek bu koca adam bundan sonra!
Bana şans dileyin anacım. Koca keçiyi dellendirmeden bir çıkış yolu bulayım. Bir şekilde ulaşabileyim. Zira ailenin en küçüğü, tekne kazıntısı, babasının ballısı olarak en son silah benim!!

Yaşayan bilen eden de varsa tüyolara her daim açığım...

Kocaman sevgiler gönderiyorum hepinize birden tek tek.

8 yorum:

A-H dedi ki...

ah cok iyi bilirim :( ayni benim dedem ve annem.
ne laf dinlerler ne can kiymeti bilirler, sana da stresi uzuntusu kalir birsey oldumu.
allah yardimciniz olsun diyorum valla, tek denebilecek sey o bu durumda.

NzN dedi ki...

A-H'cim, canımcım,
bildiğin minnak çocuk gibi davranıyor. bakalım nelerle döneceğim ben de!

sine'mden dedi ki...

onu anlıyorum ama seni daha iyi anlıyorum.sanırım bu süreç böyle devam edecek bir miktar mücadeleyle ama sonu iyi görünüyor,pes edecektir sonunda.isyanında haksız sayılmaz,yaşam onun yaşamı. Allah sağlıklı yaşlar versin balkaymak babana :) benimki de bugün tam 60, ama bir de ona sor kaçmış???

Nihan SARI dedi ki...

canım,aslında kızmamak gerek.belki de henüz kabullenemedi.onun isyanını bu şekilde gösteriyor.umarım konuşarak halledebilirsin.sevgiler.

nehirineylemleri dedi ki...

Yaşlandıkça çocuklaşıyorlar o kesin! E öyle olunca da durumlar çocuğun söz dinleme ihtimali kadar:)

The King dedi ki...

Sevgili NzN, benzer bir durumu yaşadığımda operasyona ikna için şöyle demiştim; "Kendin için değil, bizim için yapacaksın. Sonuna kadar gocunmadan elbette bakarız sana baba.Ama elden ayaktan düşersen her durumda bize yük olacaksın. Bu yüzden hayatımızı kolaylaştırmak için bu operasyona gireceksin" Çok bencilce bir konuşma olsa da , annemin ikna edemediği babamı bu konuşma ertesinde ameliyata yollamayı başarmıştım. Kolay gelsin. Bu arada babana olan sevgini satırlarında okuyabiliyorum. Çok özel bir baba olmalı. Ve sende onun bir tanesi..

Nihan SARI dedi ki...

allah allah yorumum ulaşmamış mı.
canım hastalığa isyan belki ona da hak vermek lazım.napsın.umarım konuşmanız işe yarar.bu postuna 2. yorumum.diğeri ulaşmadı heralde.sevgiler.

NzN dedi ki...

sine'mden,
kesinlikle hayat onun ama bizlerin de neler yaşadığını farkında varması gerekiyor bence. benim ömrümden gitti bu hastane sürecinde ve babamı sağlıklı bir şekilde dibimde görmek istiyorum :)

nihan'cım,
ben isyanını o kadar iyi anlıyorum ki...
ama canım acıyor yaşadıklarını görünce. istiyorum ki hemencecik toparlansın ve ayaklansın. canı acımasın daha fazla. konuşmamı yaptım ve işe yaradı gibi görünüyor. en azından şimdilik! :)

nehirineylemleri,
çok haklısın. tam bir çocuk gibi şu anda:) ama söz dinlemeye başlayan bir çocuk gibi. umarım böyle devam eder...

the king,
bencilce ve acımasızca yorumlar sanki onları daha kolay ikna ediyor. kendilerini değil de seni düşündükleri için sanırım...
babam benim bi tanem. canım o benim canım. bu hallerde görünce yüreğim kaldırmıyor. daha önce de demiştim bir yazımda istiyorum ki kalbime sokayım babamı ve her şey geçince çıkartayım oradan:)

herkese sevgiler...