19 Oca 2011

Bugün 19 Ocak 2011. Neleri Hatırlıyoruz?

Bu yazıyı geçen sene bugün yazmışım. Kelimesine dokunmadan tekrar yayınlıyorum. Bugün yazdım desem inanmaz mıydınız?

Sürekli değişen ve genelde mide bulandıran olayları manşetlere taşıyan bir gündem var memleketimde.

Hangi birine kafayı yoralım, düşünelim, düşünelim ki çözüm bulalım? İzin verilmiyor ki düşünmeye, kanıksamaya, üzülmeye, hırslanmaya, yan yana durmaya, fikir üretmeye, dibe vurup oradan aldığımız güçle zıplamaya bile...
Öyle bir vakit yok. Koşa koşa yeni gündeme geçiyoruz, geçiriliyoruz.
Bilerek, isteyerek birileri kukla oynatır gibi gönlünü eğlendiriyor bizlerle, bu minicik piyonlarla. Değer yargılarımızı yitirmemiz için çabalıyorlar sanki.
Tam da Açlık Oyunları ve Ateş Oyunları isimli kitaparlarda bahsedilen Oyun Kurucular gibi bence.
Okumamış ya da duymamış olanlar için Açlık Oyunları isimli kitabın konusu kısaca şöyle:
Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içerisinde Panem ulusu yaşamaktadır. Başkent Capitol'ün etrafında 12 bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Onların her biri her yıl yapılan Açlık Oyunları'na katılmak zorundadır.Yarışma için her bir bölgeden yaşları 12 ila 18 arasında değişen birer erkek ve bir kız çocuğu göndermek durumundadır. Açlık Oyunları TV'den canlı yayınlanan ölümüne bir kavgadır. Bu ölümcül oyunu daha vahşi kılmak, eğer istedikleri gibi değilse gidişatı daha da heyecanlandırmak için birbirinden ölümcül ve leş diye tanımlanabilecek dış etkenler ile oyunu canlandıran bir ekip var: Oyun Kurucular.
İşte bizimle de böyle oynayan Oyun Kurucular var sanki. Bakıyorlar ki gündem fazla ısındı ve kendi çıkarları (=Capitol'ün çıkarları) için hiç de faydalı değil hooop yeni bir bomba düşürüveriyorlar ortaya. Toplumsal hafızasını yitirmeye yüz tutmuş bizler de hemen ağzımızı açıp bu yeni "bomba" hakkında başlıyoruz konuşmaya, tartışmaya, ağlamaya, dert yanmaya, söylenmeye, dizlerimizi dövmeye. Tam arkasından hırs, heyecan, isyan gelmek üzereyken daha büyük bir "bomba" atılıyor bu sefer. Pat! eskiyi unutup yeni oyuncakla oynamaya başlıyoruz.
Dönüp bir bakın son aylarda hatta günlerde değişen gündeme. Her şey o kadar hızlı ki! Anlam veremiyorum ben bize. Nasıl oluyorda o kadar canımızı acıtan ya da gündemimizi meşgul eden olayları bir anda aklımızdan atabiliyoruz? Ne veriyorlar bize acaba? Sadece bir kaç gündem maddesi yazmak istiyorum.
Ergenekon Davası
Domuz Gribi
Sel Felaketi
Demokratik Açılım
Doğalgaz Zammı
GDO'lu Ürünler ile ilgili Yasa Uygulaması
Kozmik Oda
Arınç Suikast Girişimi
İstanbul 2010

Bunlar ilk anda aklıma gelenler. Son aylarda hepimizi deli gibi konuşturan, yazdıran, çizdiren konular değil miydi bunlar? Ee ne oldu kardeşim bir sonraki gelir gelmez bir öncekini atıverdik elimizden? Bıraktık peşini. Bu yeni bir davranış şekli değil tabii ki. Ama git gide sanki çığ gibi büyüyerek geliyor üstümüze üstümüze. Sanki kızdırmışız Oyun Kurucuları da ne gibi "leş" ceza ile aramızda konuşmayı kesmemiz gerektiğini hatırlatmaya çalışıyorlar bize.

Bugün 19 Ocak 2010. Yukarıdaki gündem maddelerine ilk anda giremeyecek kadar eskidi, eskitildi. Üstüne o kadar çok "bomba" geldi ki ... Hrant Dink, hani bir zamanlar hepimizin "olduğu" Hrant Dink öleli 3 yıl oldu. Sokaklara döküldük milletçe, ağladık, suikast görüntülerine inanamadık, üstüne örtülen gazeteye bakamadık hani...Neler oluyor bu memlekete dedik aynen şimdi dediğimiz gibi.
Bunu bile yaşayacak kadar fırsat vermediler hemen yeni "büyük bomba" Ağca geliverdi gökten. Yukarıya bilerek yazmadım. Korktum buraya gelene kadar o da unutulur diye. Şimdi buna inanamıyoruz. Söyleniyoruz. Küfrediyoruz. Bazılarımız lanet ediyor hatta. Ama ne olacak sonra? Haftasonu nereye gitsek acaba planları ile birlikte muhtemelen bu da gidecek...
Ya da Oyun Kurucular öyle güzel oynayacak ki Ağca için planlanan paranın kat kat üstü kazandırılacak. Şimdi boş boş konuşulan o otelde kaldı, kaça kaldı acaba, aa çürük raporu da almış'lar hoop çöpe gidiverecek. Muhtemelen bizler o anda "aaa Ağca'da çıkmıştı di mi yaa" diyerek Hollywood yapımı bir Ağca filminin fragmanını seyrediyor olacağız...

4 yorum:

zizim bizim dedi ki...

Bir hafta içinde bile gündem o kadar hızlı değişiyor ki üzerinde düşünmek bir yana takip etmek bile zor. ayrıca büyük bir olay varsa çoğunlukla aynı gün büyük bir olay daha oluveriyor. tamamen katılıyorum yazdıklarına.

Cincüce Banu dedi ki...

Değişmiyor. Hiç bir şey değişmiyor.
tek fark Silivri'dekiler yerleinde dururken, katil ve haydutların tek tek salınıp yine aramıza karışmış olmaları.

Meyra dedi ki...

artık şiştim ben bu ülkenin manşetlerinden hakikaten ne güzel yazmışsınız katılmamak elde değil..avrupada haberler anlamını yitirmiyoken magazinsel ve bunaltıcı değilken biz halaa acitasyon ve bunalım peşindeyiz..milletçe depresif olduk sorumluların yüzünden:(

A©G dedi ki...

söyleyecek söz bırakmamışsın hemşo...